nazlı 的个人资料нєякєѕ вєηι тєякєттιğιη∂...日志列表留言簿更多 工具 帮助

日志


9月29日

aşk üztüne

Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.

 Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.

 Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.

 Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası....

 Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...

 Hayatı ıskalamaya lüksün yok senin.....

 Nazım HİKMET

sen istediğin için

İstediğin oluyor en sonunda
gönlümden,hatıralarımdan,tüm benliğimden
siliyorum seni
bundan böyle
yok olacaksın hayatımdan
3'e kadar sayacapğım ve sen yok olacaksın
nasıl bir anda girdiysen hayatıma
aynı o hızla çıkıp gideceksin hayatımdan
çıkıp gideceksin değil mi?

bana verdiğin acıları,
döktüğüm onca gözyaşlarımı,
uykusuz gecelerin hesabını tutmadan
toplayıp attım denizin en derin yerine
senden kurtulabilmek için.

şuan; sanki seninle hiç tanışmamışım gibi,
ve hiç tutkunu olmamışım gibi gözlerinin,
hiçbirşey yaşanmamış gibi,
anılar biriktirmemiş gibi davranmaya çalışıyorum.

seni unutabilmek için,
resimlerimizi yakmakla başladım
gözümden süzülen yaşlar ne kadar söndürse de
inatla yakıyorum kül olmasını izliyorum.
her ne kadar acı verse de
dayanmaya çalışıyorum.
bana seni hatırlatacak ne varsa evde
toplayıp dağıtıyorum tanımadığım kişilere
evet.. silmek seni zor hafızalarımdan
ama ben zoru başaracağım ve seni unutacağım.

senin ismin geçtiğinde bile üzülmemem için,
kendimi toparlayabilmem için,
yaralarımı sarabilmem,
yeni bir hayata başlayabilmem için,
en önemlisi..
bunu sen istediğin için,
bitiriyorum seni
bende ne kadar yer kapladıysan
boşaltıyorum hepsini.
9月20日

:)

FENERBAHÇEM BENİMM..:):):) 
 
9月16日

:)

 
    Image Hosted by ImageShack.usYAŞAM İÇİN ÖĞÜTLER
  • Kepekli prinçten çok ye. 
  • İnsanlara beklediklerinden daha çok şey ver ve bunu zevk alarak yap.
  • En sevdiğin Şiiiri ezberle. 
  • Dinlediğin herşeye inanma, sahip olduğun herşeyi harcama ve istediğin kadar uyuma. 
  • "Seni seviyorum" dediğinde, cidden söyle.
  • Üzgünüm dediğinde, o kişinin gözlerinin içine bak.
  • Evlenmeden önce en az 6 ay nişanlı kal.
  • İlk bakışta aşka inan.
  • Başkalarının düşleriyle asla alay etme.
  • Tutkuyla ve derinden sev. Sonradan yara alabilirsin belki,ama hayatı komple yaşamanın tek yolu budur.
  • Anlaşmazlık durumlarında, dürüst ol.
  • Kimseyi kırma, hakaret etme.
  • İnsanları akrabalarına göre yargılama.
  • Yavaş konuş, ama hızlı düşün.Biri sana
  • Biri sana, yanıt vermek istemediğin bir soru yöneltirse, gülümse ve en büyük aşkın ve en büyük başarıların daha büyük riskleri olduğunu hatırla.
  • Anneni ara.
  • Biri hapşırdığında "çok yaşa" de.
  • Kaybettiğinde, ders al.
  • 3 "S"yi unutma: Kendine Saygı; başkalarına Saygı; herşeyde Sorumluluk.
  • Küçük bir anlaşmazlığın büyük bir arkadaşlığı bozmasına izin verme.
  • Hata yaptığını farkettiğinde, onu hemen düzelt.
  • Telefona cevap verirken gülümse. Seni arayan kişi bunu sesinden anlayayaktır. 
  • Konuşmaktan, sohbetten hoşlanan bir kadın/erkekle evlen. Yaşlandığınızda, konuşma yeteneğiniz herşeyden daha önemli olacak.
  • Biraz yalnız kal.
  • Değişikliklere kucak aç, ama değerlerini yitirme.
  • Suskunluğun, bazen, en iyi yanıt olduğunu unutma.
  • Daha çok kitap oku, daha az televizyon seyret.
  • İyi ve saygın bir hayat sür. İleride, yaşlandığında ve geçmişi hatırladığında, birkez daha nasıl zevk aldığını göreceksin. 
  • Allah'a güven ama arabanı kilitle.
  • Evde sevgi dolu bir atmosfer önemlidir. Huzurlu ve uyumlu bir ortam yaratmak için elinden geleni yap.
  • Sevdiklerinle anlaşmazlığa düştüğünde, o anki duruma önem ver.
  • Geçmiste çok yaşama.
  • Satırlar arasını oku.
  • Bildiklerini paylaş. Ölümsüzlüğü elde etmenin bir yoludur.
  • Gezegenimize karşı nazik ol.
  • Dua et. Duada, ölçülemeyecek bir güç saklıdır.
  • Sana sevgi gösterisinde bulunan birini engelleme.
  • Başkalarının işine burnunu sokma.
  • Onu öperken gözlerini kapatmayan bir kadın/erkeğe güvenme.
  • Yılda birkez hiç gitmediğin bir yere git.
  • Çok para kazanıyorsan eğer, hayattayken, başkalarına yardım et. Bu, şansın sana verebileceği en büyük tatmindir. 
  • Unutma, istediklerini elde edememek, bazen büyük bir şanstır.
  • Bütün kuralları öğren, sonra bazılarına uyma.
  • İki insan arasındaki aşkın birbirine duydukları gereksinimden daha büyük olduğu ilişkinin en iyi ilişki olduğunu unutma. 
  • Başarını, onu elde etmek için vazgeçmek zorunda kaldığın şeylere bağlantılı olarak değerlendir.
 

Image Hosted by ImageShack.us

askıda kahve

Image Hosted by ImageShack.us


İtalya'da Venedik‘in
kenar mahallelerinden birinde, bir Cafe-Barda,


espressolarimizi içiyorduk.
İçeri giren müşterilerden biri, barmene
"due caffee, uno sospeso" (iki kahve, biri askıda) dedi, iki kahve parası verdi,
bir kahve içip gitti,
Barmen de duvar üzerinde
asılı duran çiviye bir küçük kağıt astı.

Biraz sonra içeri iki kişi girdi.
Onlar da “trio caffee, uno sospeso"
(üç kahve, biri askıda) dediler,
Üç kahve parası verdiler ve iki kahve içtikten sonra gittiler
Barmen "askı“ ya yine bir küçük kağıt astı. Bunun gün boyu böyle
sürdüğü anlaşılıyordu.
Bir süre sonra kahveye, üstü başı biraz eski-püskü,
belli ki yoksul bir kişi girdi ve barmen’e
"uno caffee sospeso "(askıdan bir kahve) dedi.
Barmen hemen bir kahve hazırladı ve
Yeni müşterinin önüne koydu.
Yoksul kişi kahvesini içtikten sonra para ödemeden
çıktı, gitti. Barmen ise duvardaki askıya taktığı kağıtlardan birini kopardı,
parçalayıp çöp kutusuna attı.
Bu gözlemimizin sonunda, gözlerimizi yaşartan,
fakat kesinlikle örnek almamız gereken bir
“İtalyan toplumsal terbiyesi" öğrendik:

Yardım etmek için insanların gereksinimlerini belirlerken, yalnızca yaşamsal gereksinimlerle
sınırlı kalmak zorunda değiliz.
Bir Venedikli için, yaşamsal olmasa da kahve,
günlük yaşamda önemli bir yer tutmaktadır.
Kahve içebilecek kadar parası olmayan kişilere yardım edebilecek düzeydeki kişiler, kendileri bir kahve parası daha ödüyorlar.
Yardım ettiği kişiyi görmedikleri için bu kişiler de daha mutlu oluyorlar,kimden geldiğini bilmedikleri bu ikramı kabul eden kişiler ise huzurlu oluyor.

İçeri giren yoksul bir kişinin
"Bana askıda kahve var mı?" diye
sormasına gerek bırakmamak için "askıda kahve olduğunu" belirten kağıt parçalarını kolaylıkla görünebilen bir yere asmak ise bu olgunun
çok zarif bir bölümünü oluşturmaktadır.

Biz Türkler bu askıya birşeyler asamaz mıyız ?

Cevabını biraz düşündükten sonra...



Bir Ekmek Fırının’da, yada bir Bakkal’da, yada bir Market’te...

“Askıda Ekmek”
Kulağa hoş gelmiyor mu sizce?






İşte;
“Askıda Ekmek” uygulamasının
Isparta’da 3 Fırın tarafından yapıldığını biliyormuydunuz!?.




Alıntıdır.......Ama çok etkilendim ve paylaşmak istedim.. 
9月15日

Çekim Yasası

Image Hosted by ImageShack.us


Çekim Yasası’nın kısaca özeti şudur:Evren bir katalog, ve bizde bu katalogtan istediğimizi seçecek olan insanlarız.İşte istediğimiz şeylerin bize gelmesi çekim yasasının varlığıdır.

PEKİ NASIL UYGULAYACAĞIZ BU YASAYI?

Çok Basit.Sadece düşüneceğiz ve şu adımları uygulayacağız:
Ne istediğimize karar verip,Onu her zaman görebileceğimiz biryere yazacağız.(İşimde başarılı olacağım,çok param olacak,sağlıklı ve mutlu bir yaşamım olacak gibi)
Onu elde edebileceğimize inanacağız.
Ve onu gözümüzde canlandıracağız.
Bu şeyi hak ettiğimize ve mümkün olduğuna inanacağız.
Günde birkaç kere gözlerimizi kapatıp istediğimiz şeyleri düşüneceğiz.
Bu şeyleri elde ettiğimizdeki duygularımızı hissetmeye çalışacağız.
Şu anda sahip olduklarımız için minnettar olduklarımızı düşünüp şükredeceğiz..
Ve bundan zevk almalıyız.

Evren bunu nasıl uygulaması gerektiğini ve nasıl gerçekleştireceğini bilir.Çekim yasasındaki en büyük etmen Evrendir.Çünkü evren bir katalogtur.Bizede bu katalogtan istediğimizi seçmek kalıyor sadece.Evrenin çekim yasasındaki görevi istediğimizi gerçekleştirmektir.Evren bize şöyle demektedir:

“İSTEĞİN BENİM İÇİN EMİRDİR”

Çekim yasasına göre düşünülen şeyden kopulmadığı sürece o şey gerçekleşir.Yani mutlu olmak istiyorsanız mutlu olursunuz.Veya param yok diye her zaman sıkılıyorsanız paranız hiç olmaz.Yani çekim yasasında odaklandığınız şey her zaman gerçekleşir.İster pozitif ister negatif bir düşünce olsun o kesinlikle ileride gerçekleşir.Yeterki o düşünceye odaklanın.

DÜŞÜNCE OLAY
Paranızın artmasını istiyorsunuz Paranız gelecekte artacaktır
Sağlıklı olmak istiyorsunuz Sağlınız düzelmeye başlar.
Mutlu olmak istiyorsunuz Mutluluk size gelir


Kısaca şu şekildede söyleyebilirz.

“BİR ŞEY DİLE O ŞEY GERÇEKLEŞSİN!!!”

-Mesela kendinizi sevinki başkaları tarafındanda sevilin
-Etrafınızdaki insaların pozitif yönlerini görün.
-Çünkü kendi gerçekliğinizi yaratan SİZSİNİZ!!!

-Çekim yasasını uygularken(pozitif bir hedefe odaklanmak gibi),sizi hedefinizden uzak düşürecek hiçbir şeyi zihninizde tutmayın!Çünkü

İNSAN NEYİ DÜŞÜNÜRSE BAŞINA O GELİR!!!!”



Unutmayın istenmeyini itmek ona güç kazandırır.Mesela savaş karşıtı eylemler,teröre karşı mücadelelerin hepsi onların gücünü arttırır.

Unutmayınki siz kendi istediklerinize sahip olabilecek enerjiye sahipsiniz.Hiçbirşey sizi yolunuzdan çıkartamaz,hiçbirşey sizin hedefinize ulaşmanıza engel olamaz!!

Enerjiyi tanımlamak gerekirse,enerji her zaman varolan,yokedilmeyen,sonsuz olan,yaratılamayan,yaratan şeydir.

İyi,güzel peki Tanrı’yı tanımlayalım?

Tanrı:Herhangi bir şekilden farklı olan,gücü sonsuz olan,her zaman varolan,yokedilmeyen,yaratılmayan yaratandır.

Gördüğünüz gibi tanımlar birbirine çok uyuşuyor!!!

SİZ ENERJİNİN KAYNAĞISINIZ,SONSUZ VARLIKLARSINIZ.SİZ TANRI’NIN GÜCÜSÜNÜZ,TANRI’YA NE DİYORSANIZ SİZDE O’SUNUZ!!!

Gördüğünüz gibi,isteğimize ulaşmak için gerekli olan enerjiye sahibiz.Bize sadece hedefimize odaklanmak,onu gerçekleştirmek kalıyor.

Gerçekliğinizin çeşitliliği sizi özgür bıraksın ve istediklerinizi seçin ve yaşamak istediğiniz bir şey gördüğünde,onu düşünün.Onunla ilgili duyguyu bulun ve o duyguya bürünün.Ondan bahsedin,onuna ilgili yazın.Onu kendi gerçekliğinize dönüştürün ve yaşamak istemediğiniz deneyimleri görünce,onunla ilgili konuşmayın yazmayın,endişelenmeyin,tepki vermeyin,görmezden gelmek için kendinizi zorlayın,dikkatinizi vermeyin,istediklerinize olan dikkatinizi bölmeyin!!!

Sonuç olarak:

Emrimizde olan evrenin kataloğundan seçtiğimiz hedeflere tamamen odaklanmalıyız.
Zihnimizde hedefin gerçekleştiğini canlandırmalıyız.
Engellerin bizi yolumuzdan çıkartmasına izin vermemeliyiz.
Her zaman hedefimizin olacağına inanmalı ve hedefimizden ne olursa olsun vazgeçmemeliyiz.
Çünkü evren neye odaklanırsak bize onu getirir.
Eğer “Param olacak” derseniz paranız olur fakat bu esnada “Bu bir işe yaramıyor,vazgeçiyorum” derseniz,yakınlaştığınız hedeften uzaklaşıp başa dönersiniz!!!

ASLA HEDEFİNİZDEN VAZGEÇMEYİN,ONU HERZAMAN DÜŞÜNÜN,GERÇEKLEŞENE KADAR ONDAN VAZGEÇMEYİN,HEDEFLERİNİZ GERÇKELEŞTİĞİNDE,BU YASAYI UYGULAMAYA DEVAM EDİN.ÇÜNKÜ EVREN HERZAMAN HİZMETİMİZDE.BU SİHİRLE YAŞAMAYI ÖĞRENİN!!! 

hatırlamak lazım

1. Dünyada en az 2 kisi sizi ugrunuzda ölecek kadar seviyordur.
2. Dünyada en az 15 kisi ugrunuzda ölmese de sizi seviyordur....
3. Biri sizin gibi olamadigi için size çok imreniyordur..
4. Sizin bir gülümsemeniz, size bakan birçok yüzü aydinlatiyor...
5. Her gece birisi mutlaka uykuya dalmadan önce aklindan sizi
geçiriyordur.
6. Birisi için dünyalara bedelsinizdir....
7. Siz olmadan yasayamayan en az 1 kisi var....
8. Siz sahip oldugunuz bütün özelliklerinizle kendinize özel ve
essizsiniz..
9. Varligindan haberiniz bile olmayan biri, sizi seviyordur..
10.Dünyanin en büyük hatasini bile yapsaniz, mutlaka bundan size
yarayacak
birsey çikar.
11.Bütün dünyanin size sirtini döndügünü düsündügünüzde,etrafiniza bir
bakin... belki de sirtini dönen sizsiniz..?
12.Bir seyi elde edemiyeceginizi düsünürseniz ona asla sahip
olamazsiniz.Amakendinize inanirsaniz er ya da geç istediginizi elde
edersiniz.
13.Insanlarin sadece iltifatlarini aklinizda tutun,kabaliklarini unutun.
14.Her zaman insanlara onlarla ilgili ne hissettiginizi
söyleyin,bilmelerini
sagladiginizda kendinizi çok dahaiyi hissediceksiniz.
15.Gerçekten essiz bir arkadasa sahip oldugunuza inaniyorsaniz, bunu
hemen
simdi ona söyleyin.  

Farklı Olmaya Cüret Et! Daha Üstün Bir Hayatı Hedefle! Sıradan Olmak Ölümdür...

Çoğunluğun kuralları yerine kendi prensiplerine öncelik ver. Seçimlerini kendi etik kurallarına, değerlerine ve prensiplerine göre yap ve sonuçlarından tamamen kendin sorumlu ol. Çoğunluğun dayattığı bir hayatı kabullenme. Topluluktan farklı olmaktan korkma ve farklı olduğun için kendini sev. Topluluk farklı olandan korktuğu için senin aynılaşman için elinden geleni yapacaktır, taviz verme. En küçük tavizin bütünlüğünü yitirmen demektir. Çoğulların takdirini ve onayını beklemek en büyük zayıflıktır. En değerli takdir öz eleştiriden doğandır.

Sıradanlığı asla kabullenme. Sürekli daha yüksek seviyeli bir varoluş şekli ve üstün bir hayatı hedefle. Daha üstün bir hayat her zaman daha çok para, daha çok mal, mülk demek değildir. Daha üstün bir hayat mutlak özgürlüğe ulaşma çabasıdır. Bu da ancak kendi prensiplerin doğultusunda yaşamaktır. Bilimde ve sanatta devrimler yapanlar her zaman sıradışı insanlar olmuştur.

Bilinmeyenden korkmamak ve anlamaya çalışmak, iyi ve kötü, doğru ve yanlışı ayırt etmek bilgeliktir. Bilgelik hayatttaki tek gerçek güçtür. Zihinsel ve duygusal gelişim için çalış. Duygu ve düşüncelerinin mutlak hakimi ol. Şiddet ve yıkımı reddet. Cehalet ve sorumsuzluk en büyük düşmanlardır. Bilim en değerli araçtır, kullan.

Hiçbirşeyi sorgulamadan ve kendi yargından geçirmeden kabul etme. Varoluşunun tek sorumlusu sensin. Kendini tanımladığın şekilde varolursun. Sana satılan tüm maskeleri reddet. Büyü! Kendi kendini yarat 
 
 
demir demirkan
9月14日

senden nefret ediyorum sewgili

Her yeni güne seni unutmak için dualayarak başlıyorum..
Ve her günümü lanet ederek yatağımda kapatıyorum...

Lanet ediyorum...
Seni unutamadan beni yastığımla tekrar buluşturan güne,seni özleyerek geçirdiğim düne,bana bakarken göremediğim gülümseyen yüzünü hasretlememe lanet ediyorum...
Ve ne olursa olsun...
Seni tanıdığım güne lanet edemememe....
Lanetliyorum....
Seni hala deli gibi özlüyorum...Sinir oluyorum...

Hayatıma insanlar sokuyorum..Sevebileceğim insanlar olmasına özen gösteriyorum..Biliyorum seviliyorum..Biliyorum özleniyorum..Ama bu sefer iki kişilik yalnızlığımda yine durup durup sana yanıyorum..İki kişilik yalnızlığımda ,nefessiz kalıyorum..Ben sensiz boğuluyorum...Senden nefret ediyorummmmmm....

Bu sorunun cevabı bu değil oluyorum her seferinde,bu bakışın karşılığı bu değil,bu el böyle tutulmamalı ve bu telefon asla böyle açılmamalı..Deliriyorum..Biliy orum ,sonunda da delirtiyorum..Senden sonra hiçbir gideni özlemiyorum.Seni düşündüğüm yalnızlığımda mutlu olduğuma şaşırıp hatta, bu sefer kendimi parça parça etmek istiyorum..Ama...Ne sana,ne kendime kıyamıyorum..

Her gördüğümde seni arıyorum,her gördüğümde seni bulamıyorum,parçana bile rastlamıyorum ve bana ne yaptığını kestiremiyorum..

Seni gördüğüm anda boğmak istiyorum...Beni kendine alıştırıp sonra korkmana,korkup kaçmana,kaçarken arkana bile bakamamana...Seni gördüğüm anda boğmak istiyorum...Sevgine alıştırıp,bakışına dokundurup,omzunda uyuttuğun her huzurlu günden sonra, tüm güvensizliklerini bana bırakıp yaşama çalışmanda..Seni gördüğüm anda boğmak istiyorum....Olmadığın bir şey missin gibi ortalıkta dolanırken, kandırdığın herkesin ardında kendini kandıramamana,kandırdığını sanmana,mutsuz olmak için verdiğin çabanı mutluluğunu korumak için göstermemene....Seni gördüğüm anda boğmak istiyorum sevgili...Artık sana saygı duymadığımı kabullenmişliğimi sana ,yüzüne,gözlerine söylerken seni boğmak istiyorum...Yaşadığın hayatta boğulmaktan beter olduğunu biliyorum belki,seni kurtarmak istiyorum....

Ve seni görüyorum..Yüzüne bile bakmıyorum..Bakarsam o gözlerin, beni ruhuna dolduracağına inanıyorum....Bakarsam o gözlerin de beni özlediğini göreceğimi biliyorum..Bakarsam o gözlere sadece bakarak kalamayacağımı kestiriyorum..Baktığım anda sarılıp özlediğim kokunu burnuma doldurduğumda,aylarca ayrılığın ardından sarıldığım anın büyüsüyle tekrar sana teslim olacağımı sürekli içimden tekrarlıyorum..Seni gördüğüm anda arkama bakmadan kaçıyorum..Yüzüne bile bakmıyorum...Bakamıyorum..
.............................. .....

Sen benim gecemdin..Karanlık gecemde tek yoldaşım..Sen benim günümdün..Parlayan günümde tek tebessümüm..Sen benim dünümdün...Ağladığım her dünde saçımı okşayan sessiz...Sen benim inancımdın hayata...Yaptığın hatalarla ,bir kadına inancımı değil sadece,tüm evrene inancımı yitirdiğim.....Sen benim sevgimdin defalarca söylemekten üşenmediğim..Sen benim her şeyimdin, sevgisi ölçülmezimle kıyas ettiğim..

Ve ben senden nefret ediyorum sevgili...
.............................. .....

Benim bir ‘sevgilim’ var biliyor musun??
Günümü dolduran,arayan soran,beni özleyen,beni bekleyen ,beni isteyen bir ‘sevgilim’..Düşünebiliyor musun??Senden başka birine ‘sevgilim ‘diyebileceğimi kestirebiliyor musun...??

Lanet ediyorum..İşte o yüzden senden nefret ediyorum.Ağzımdan ‘sevgilim ‘lafını artık çıkartamıyorum...Senden başka kimseye ‘sevgilim’ diye haykıramıyorum... Haykırmaktan ümidi kestim.......Fısıldayamıyorum. .

O benim sevgilimse sen neyimdin??Mayın tarlalarının ortasında sesini duyduğum,ölümünden deli gibi korktuğum,adını her ağzıma aldığımda tanrıya yaklaştığımı bildiğim,günümü dolduran,dünüme tebessümletmeyi öğreten,anlamlardan anlam beğenip her değerimle seslendiğim sen...Kimdin..

Ben senden nefret diyorum sevgili......

.............................. .........

Bu iki ruh,bedenlerine sarınıp bir daha asla aynı masanın iki karşı yakasında oturmayacaklar..Bu iki ruh,bedenlenen elleriyle sımsıkı tutuşup,karda ayak izlerini izlemeyecek artık..Ve bu iki ruh bir daha birbirini özlemeyecek sevgili..Özlemden sel olup ağlamayacak,özlemden içi yanmayacak,özlemle sarılıp,özlemden saldırmayacak birbirine..Kanatmayacak...Kapa nmayacak yaralar açmayacak..Bu iki ruh artık bir olmayacak,bu iki ruh ancak ve sadece,birbirine yaşamda teğet geçecek iki ruhsuz olacak...
.............................. .......

İlk göz göze geldiğimiz aynanın önünde durup saatlerce ,bu sefer seni unutmak için son duamı yapmak istiyorum...

Aynaya bakıyorum...
Seni unutmak için dua bile edemiyorum...
Ağlamıyorum...Senin için ağlamamaya yemin ettiğim günü hatırlıyorum..Yeminimi özenle bozmuyorum..
Aynaya bakıyorum..
Omzumun üstünde seni arayan gözlerimle karşılaşıyorum..Gözümü kaçırmıyorum..
Çığlıklıyorum..Sesimi ben bile duymuyorum..Ne dediğimi anlamıyorum..
Artık bu aynayı da görmek istemiyorum...
Kırıyorum paramparça..
Ben sıyrık sıyrık..
Kanayan yerlerime bile bakmıyorum..
Seni unutamadığım bir günün sonunda iç kanamadan öleceğimi biliyorum..
Ama ne zaman gömülürüm..??
Onu kestiremiyorum...

Her şey ne kadar garip ve yabancı... Sen ne kadar yabancı oldun?... Hani bir soru sormuştum sana: “ Bir gün, yanından geçerken merhaba bile diyemediğin bir yabancın olur muyum ? Hayır,diye kısa ve öz bir cevap vermiştin. Şimdi bu sorunun cevabı bile geçmiş zamanın tozlarına karıştı...
İnsanın içinde neşeli kır çiçekleri açtıran bir bahar günüydü. Aklım ve yüreğim sende idi...Elini tutabilir miyim diye sormuştum?Bir yabancı gibi ona da hayır demiştin.
Kaybedişlerim yüreğimin yanında aklımı da sana vermemle başladı. Kendimi her şeyimle sana adamam bir hata değildi. Ben seninle çoğalıyordum,şimdi eksildim, azaldım ve yalnızlaştım. Yine de vazgeçmedim yanında olmaktan... Aşktan çok sana sığındım “biz” olduğumuz günlere dönmek için...Sonra yaşadığım tüm savrulmalarım, acılarım, göz yaşlarım sana İNANAMAMAMIN bedelidir. Benden başka kimse bilemez bunu...
Şimdi yabancılığın yüreğimi kanatan bir öykü oldu. Ve bu öykünün içinde senden sonra yaşanan her güne yazılmış pişmanlıklar, gözyaşları, hatalar, duygular, en çok da VEFASIZLIK saklıdır. Şimdi yabancılığın beni oradan oraya savuran bir acı türküdür. Senin duymadığın, benim dilimden düşmeyen bir türkü...
Yokluğun bir yana,yabancılığın kanatıyor yüreğimi...